Genişlemeden Sıkılaşmaya: Fed Başkanı Powell Döneminin Anatomisi
Genişlemeden Sıkılaşmaya: Fed Başkanı Powell Döneminin Anatomisi
Ekonomi tarihinde çok az isim, Jerome Powell kadar büyük ve zıt kutuplu krizlerin tam merkezinde yer almıştır. 2018’de Janet Yellen’dan bayrağı devraldığında nispeten sakin bir denizde seyreden Powell, görev süresinin sonunda küresel bir pandemi, 40 yılın zirvesine çıkan bir enflasyon ve Fed’in bağımsızlığına yönelik emsalsiz siyasi saldırılarla mücadele etmiş bir kaptan olarak koltuğuna veda ediyor.
İşte Şubat 2018’den Mayıs 2026’ya, modern ekonomi tarihini şekillendiren Powell döneminin anatomisi:
İlk Yıllar: Normalleşme ve Siyasetin Gölgesi (2018 - 2019)
Powell göreve başladığında makroekonomik görünüm oldukça iyimserdi: İşsizlik %4,1 seviyesinde, enflasyon ise kontrol altındaydı. Powell, selefi Yellen’ın başlattığı "normalleşme" sürecini kararlılıkla sürdürerek faizleri %1,50’den %2,50’ye kadar yükseltti.
Ancak bu süreç, Beyaz Saray ile Fed arasında nadir görülen bir gerginliğe yol açtı. Dönemin Başkanı Trump, faiz artışlarını ekonomiye bir engel olarak gördüğünü açıkça ilan etti. Powell, bu baskılara rağmen kurumsal bağımsızlığı savundu; ancak 2019’da ABD-Çin ticaret savaşları küresel büyümeyi tehdit etmeye başlayınca, Fed "önleyici" bir manevra yaparak faizleri üç kez indirdi ve %1.75 seviyesine çekti.
Büyük Kırılma: COVID-19 ve "Sınırsız" Müdahale (2020)
Mart 2020, Powell Era’nın ve belki de dünya ekonomisinin en karanlık günlerinden biriydi. Pandemi ekonomiyi durdurma noktasına getirdiğinde, Powell tarihin en hızlı ve agresif müdahalesini başlattı:
- Sıfır Faiz: Mart ayında iki acil toplantıyla faizler %0-0,25 aralığına indirildi.
- Sonsuz QE: Hazine ve mortgage tahvillerini kapsayan "sınırsız" varlık alım programları açıklandı.
- Yeni Mekanizmalar: Kurumsal tahvil alımı için daha önce görülmemiş acil kredi imkanları devreye sokuldu.
Nisan 2020’de işsizlik %14,8’e fırlarken, Powell’ın bu devasa likidite hamlesi küresel finansal sistemin tamamen çökmesini engelleyen can simidi oldu.
"Geçici" Yanılgısı ve Enflasyonla Savaş (2021 - 2022)
2021 yılı, Powell’ın kariyerindeki en büyük stratejik hata olarak kabul edilen "transitory" (geçici) enflasyon teziyle geçti. Tedarik zinciri kırılmaları ve devasa teşvik paketleri fiyatları yukarı iterken, Fed müdahale etmek için enflasyonun fiilen ortaya çıkmasını bekleyen yeni "Ortalama Enflasyon Hedeflemesi" (AIT) stratejisine sadık kaldı.
Sonuç kaçınılmazdı: Haziran 2022’de enflasyon %9,1 ile 1981’den bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaştı. Powell, "geçici" ifadesini terk ederek rotayı 180 derece kırdı ve tarihin en sert sıkılaştırma döngüsünü başlattı: Yılda 7 faiz artışı yapıldı ve üst üste 75 baz puanlık dev artışlarla faizler %4,50’ye artırıldı.
Zirve, Yumuşak İniş ve Veda (2023 - 2026)
2023 yılının Temmuz ayında faizler %5,25-5,50 bandına ulaşarak son yirmi yılın zirvesini gördü. Fed, bu seviyeyi Eylül 2024’e kadar tam 13 ay boyunca korudu. Bu süreçte SVB ve Signature Bank gibi bankaların iflası finansal sistemi sarssa da, Powell süreci yönetmeyi başardı.
Enflasyonun resesyon yaşanmadan düşürülmesi, yani "yumuşak iniş" (soft landing) senaryosu 2025 itibarıyla büyük ölçüde başarıldı. Ancak Powell’ın son dönemine, Trump yönetiminin Adalet Bakanlığı aracılığıyla başlattığı ve "113 yıllık Fed tarihinde emsalsiz" olarak nitelendirilen yasal saldırılar damga vurdu.
Powell’ın Mirası: Kurumsal Direnişin Sembolü
29 Nisan 2026’da son basın toplantısını gerçekleştiren Jerome Powell, görevini Kevin Warsh’a devretmeye hazırlanıyor.
Görev süresi boyunca:
- Faizleri %0’dan %5,50’ye kadar geniş bir yelpazede yönetti.
- Enflasyon konusunda geç kalmakla eleştirilse de, tarihin en hızlı geri dönüşünü organize etti.
- Fed’in bağımsızlığını korumak adına siyasi ve hukuki baskılara karşı durdu.
Powell, koltuktan ayrılsa da 2028 yılına kadar Fed Yönetim Kurulu’nda kalmaya devam edecek. Onun mirası, "ne pahasına olursa olsun finansal istikrarı koruma" kararlılığıyla hatırlanacak.
