ABD'nin İki Önemli Yasası Kullanıcıya Ne Getirecek?
ABD'nin İki Önemli Yasası Kullanıcıya Ne Getirecek?
Bankada dolar hesabınız var diyelim. Banka, paranızı Hazine bonolarına yatırıyor, kâr ediyor ve karşılığında size bir miktar faiz ödüyor. Basit bir denklem. Şimdi aynı senaryoyu kripto dünyasına taşıyalım: Cüzdanınızda USDC tutuyorsunuz, Coinbase gibi bir platform bu stablecoin'lerden elde ettiği getiriyi sizinle paylaşıyor.
İşte Washington'da şu an tam olarak bu teklifin kavgası veriliyor. Bu kavgayı özetlemek gerekirse eğer Stablecoin'ler, çalışan parayı bir sermayeye dönüştürmek istiyor fakat devlet ve bankalar, "Bu kadar hızlı ve kazançlı olması şüpheli, ya kasa sağlam değilse?" diyerek frene basıyor diyebiliriz.
ABD'de gündemi meşgul eden GENIUS Act ve CLARITY Act, sadece hukukçuların tartışacağı bir konu değil. Peki, bu yasalar kullanıcıya tam olarak ne vadediyor?
İki Yasa, Bir Kavga
Olayı anlamak için iki kritik yasaya bakmak gerekiyor. Birincisi, Temmuz 2025'te imzalanan GENIUS Act. Bu yasa, ABD'nin ilk kapsamlı stablecoin düzenlemesi olarak stablecoin ihraççılarına 1:1 rezerv zorunluluğu, düzenli denetim ve tüketici korumaları getirdi. Yasa, düzenleyicilerin uyum kurallarını oluşturması için bir geçiş süreci öngörüyor ve tam anlamıyla 2027 başında yürürlüğe girecek. Ancak GENIUS Act, ihraççıların kullanıcılara doğrudan faiz veya getiri ödemesini yasaklarken üçüncü taraf platformların ve aracıların getiri benzeri ödüller sunmasına açık bir kapı bıraktı (1).
İkincisi ise CLARITY Act (Digital Asset Market Clarity Act). Temmuz 2025'te Temsilciler Meclisi'nden geçen bu yasa tasarısı, kripto varlıkların hangi düzenleyici kurumun (SEC mi, CFTC mi) yetki alanına gireceğini netleştirmeyi ve dijital varlık piyasasına kapsamlı bir düzenleyici çerçeve sunmayı amaçlıyor. Ancak tasarı Senato Bankacılık Komitesi'ne geldiğinde işler karıştı. Ocak 2026'da yayımlanan 278 sayfalık Senato taslağı, dijital varlık hizmet sağlayıcılarının kullanıcılara stablecoin bakiyeleri karşılığında herhangi bir getiri veya ödül sunmasını fiilen yasaklayan hükümler içeriyordu (2).
İşte kavga tam da burada patlak verdi.
Coinbase CEO'sunun Resti
Ocak 2026'nın ortasında Coinbase CEO'su Brian Armstrong, X platformunda yaptığı açıklamayla CLARITY Act'a olan desteğini çektiğini duyurdu. Armstrong tasarıdaki sorunları sıralayarak taslağın tokenize hisse senetlerine fiili yasak getirdiğini, hükümetin finansal verilere geniş erişim talep ettiğini ve en kritik olarak stablecoin getirilerinin yasaklanmasını eleştirdi. Armstrong'un mesajı netti: "Kötü bir yasadan hiç yasa olmaması daha iyidir" (3). Bu hamle, Senato Bankacılık Komitesi'nin planlanan oylama oturumunun ertelenmesine yol açtı.
Armstrong'un bu kadar sert çıkmasının arkasındaki sebebi net olarak söyleyemesek de şöyle bir gerçek var: Coinbase'in 2025 üçüncü çeyreğinde stablecoin'lerden elde ettiği gelir 355 milyon doları buluyordu (4) ve S&P Global projeksiyonlarına göre yıllık stablecoin geliri 1 milyar doları aşıyordu. (5) Getiri programları, USDC'nin büyümesini doğrudan besleyen bir motor ve bu motorun kapatılması Coinbase için hayati bir gelir kaynağının kuruması anlamına gelir.
Beyaz Saray Arabuluculuğa Soyundu
Çıkmazı aşmak için Beyaz Saray, Şubat 2026'da bankacılar ve kripto yöneticilerini bir araya getiren iki ayrı toplantı düzenledi. Ancak iki toplantı da somut bir uzlaşıyla sonuçlanmadı. Bankacılar, stablecoin getirilerinin mevduat kaçışına yol açacağını savunan bir "ilkeler belgesi" sunarak tam bir yasak talep etti. Bank of America CEO'su Brian Moynihan, getiri programları devam ederse bankalardaki mevduattan stablecoin'lere 6 trilyon dolara kadar kayış olabileceği uyarısında bulundu. Kripto sektörü ise "boşta tutma getirisi" (idle yield) ile "aktivite bazlı ödüller" arasında bir ayrım yapılmasını önerdi (6).
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ise durumu şöyle özetledi: "Ya önümüzdeki on yılın dijital parasını tanımlayacak bir anlaşma yaparız ya da dünyanın geri kalanı ilerlerken biz yerimizde sayarız."
Bu Tartışmalar Neden Önemli?
Bu kavga, yalnızca bir yasal düzenleme meselesi değil. Stablecoin piyasasının 310 milyar doları aştığı bir dönemde bankacılık lobisi istediğini elde ederse bu devasa sermayenin büyük bölümü, ABD özelinde hiçbir getiri üretmeyen, sadece "boşta duran" bir para yığınına dönüşebilir. Stablecoin'lerin en güçlü kullanım senaryolarından biri olan pasif gelir özelliği ortadan kalkabilir ve bu varlıklar sıradan bir ödeme aracından öteye gidemez hale gelebilir.
Üstelik risk sadece ABD ile sınırlı değil. Avrupa'da MiCA düzenlemesi stablecoin getirilerini yasakladı. ABD'nin CLARITY Act ile benzer bir yolu seçmesi, diğer ülkelerin bankacılık lobileri ve düzenleyici kurumları için de bir emsal oluşturabilir. Küresel ölçekte bir domino etkisi yaratılırsa stablecoin'lerin getiri boyutu tamamen ortadan kalkabilir.
CLARITY Act'ın akıbeti, 2026'nın en kritik yasama savaşlarından birini oluşturuyor. Beyaz Saray, Şubat sonuna kadar bir uzlaşı hedefi koymuş durumda ancak ara seçim takvimi yaklaştıkça yasama penceresi daralıyor. Kasım 2026 ara seçimleri öncesinde Kongre'nin bu tasarıyı geçirememe riski, düzenleyici belirsizliği 2027'ye taşıyabilir. Bankacılar ile kripto sektörü arasındaki bu halat çekmenin kazananı, yalnızca ABD'deki değil küresel kripto ekosistemindeki kuralları belirleyecek.
*Makaleyi hazırlarken yararlandığımız kaynaklar
- U.S. Congress, GENIUS Act
- Latham & Watkins, U.S. Crypto Policy Tracker
- Fortune, "Why Coinbase split with a16z and the crypto sector on a key bill”
- Coinbase Q3'25
Stablecoin yield fight threatens to sink CLARITY Act as Coinbase and White House clash - CoinDesk, "Crypto's banker adversaries didn't want to deal in latest White House meeting on bill”
Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir. Bu tavsiyeler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

