Finans piyasalarında işlem yapan herkesin aşina olduğu bazı ifadeler vardır. Ancak bu jargonları bilmeden duyduğunuzda, sanki bir şifre çözmeye çalışıyormuşsunuz gibi hissedebilirsiniz. Piyasanın ruh halini yansıtan ve yatırımcı psikolojisini ele veren bu terimler, işlem yapanların dilinde sıkça dolaşır. İşte piyasaların en bilinen jargonlarından bazıları:
Piyasalar sert bir düşüş yaşadığında, bazı yatırımcılar dipten alım yaptıklarını düşünerek piyasaya giriş yapar ve fiyatların toparlanmasını bekler. Ancak bu toparlanma kalıcı olmayabilir ve kısa sürede fiyatlar yeniden düşüşe geçebilir. Ayrıca ani düşüşe hazırlıksız yakalanan yatırımcılar, tepki alımlarıyla fiyatların yükselmesini bir çıkış fırsatı olarak görebilir. İşte bu geçici yükseliş hareketine " Dead Cat Bounce" denir. "Ne kadar sert düşerse düşsün, cansız bir kedinin yerden sekebileceği" düşüncesiyle adlandırılan bu terim, genellikle ayı piyasalarında görülen yanıltıcı yükselişleri ifade eder.
Piyasanın yükselmesi genellikle yatırımcıları mutlu eder, ancak her zaman değil. Bazı ralliler, ekonomik verilerin kötü olduğu veya belirsizliklerin sürdüğü dönemlerde gerçekleştiğinde şüpheyle karşılanır. Yatırımcıların yükselişe inanmadığı ancak fiyatların hızla arttığı bu tür hareketler "nefret edilen ralli" olarak adlandırılır. Bu süreçte bazı yatırımcılar fırsatı kaçırdıklarını düşünerek piyasaya girmekte tereddüt eder.
Pazartesi günleri finans dünyasında her zaman stresli olmuştur. Özellikle hafta sonu biriken olumsuz haberler nedeniyle pazartesi günü piyasalar açıldığında büyük satış dalgaları görülebilir. Eğer bu satışlar sert ve volatilitesi yüksek hareketlere yol açarsa, yatırımcılar bu durumu “Bloody Monday” yani “kanlı Pazartesi” olarak adlandırır. Tarihte bazı büyük piyasa çöküşleri pazartesi günlerine denk gelmiştir. Örnek vermek gerekirse, 9 Mart 2020'de COVID-19 ve petrol fiyatlarındaki düşüş nedeniyle S&P 500’ün %7'den fazla değer kaybetmesi ve 8 Ağustos 2011'de Avrupa borç krizi nedeniyle Dow Jones’un %5,5 düşüş yaşaması bloody Monday örnekleri olarak değerlendirilebilir.
Borsa dünyasında belirli dönemlerin diğerlerine göre daha durgun olduğu düşünülür. "Sell in May and Go Away" ifadesi de bu görüşten doğmuştur. Geleneksel olarak yaz aylarında işlem hacminin düştüğü gözlemlendiğinden, yatırımcılar mayıs ayında pozisyonlarını kapatarak piyasadan uzaklaşmayı tercih edebilir. Ancak bu strateji her yıl geçerli olmayabilir. Örneğin, COVID-19 sonrası dönemde, mart ayındaki sert düşüşün ardından merkez bankalarının genişleyici para politikaları sayesinde hisse senetleri mayıs ve yaz aylarında güçlü bir ralli yaşamıştır.
Yıl sonuna yaklaşırken piyasalarda genellikle bir iyimserlik havası görülür. Aralık ayında borsalarda yaşanan yükselişlere "Noel rallisi" denir. Yatırımcıların yıl sonu beklentileri, fon yöneticilerinin portföy düzenlemeleri bu hareketin sebeplerinden bazılarıdır. Ancak bu iyimserlik her zaman yaşanmaz. Örneğin, Nasdaq geçtiğimiz yıl Kasım ayında %5’e yakın yükseliş kaydederken, aralık ayında yalnızca %0,52 artış göstermiştir.
Trading dünyasında kullanılan jargonlar, yatırımcı psikolojisini anlamak açısından büyük önem taşır. Trading jargonlarının yaygın şekilde geniş kitlelerce kullanılması, piyasadaki hareketlerin teknik veya temel analizlerin yanı sıra yatırımcı duyarlılığı ve psikolojisinin de fiyatları yönlendirdiğini göstermektedir. Bu terimlere aşina olmak, piyasaların dilini daha iyi anlamanızı ve fiyat hareketlerini daha sağlıklı yorumlamanızı sağlar.